Meme Büyütme Sonrası Emzirme: Oranlar, Riskler ve Uyarı İşaretleri

Meme büyütme sonrası emzirme çoğu kadında mümkün olsa da çalışmalar implantlı kadınlarda emzirme başarısının daha düşük olduğunu gösteriyor. Oranlar, süt üretimi verileri ve dikkat edilmesi gereken belirtiler.

Meme Büyütme Sonrası Emzirme: Oranlar, Riskler ve Uyarı İşaretleri
Meme Estetiği

Meme Büyütme Sonrası Emzirme: Oranlar, Riskler ve Uyarı İşaretleri

Meme büyütme sonrası emzirme çoğu kadında mümkündür; ancak yayımlanmış çalışmalar, implantı olan kadınlarda emzirme başarısının implantı olmayanlara göre daha düşük olduğunu ortaya koyuyor. Bu iki cümle birbirini iptal etmez; karar verirken ikisini birden bilmeniz gerekir.

Bu yazıda yalnızca yayımlanmış çalışmalardan izlenebilen veriler aktarılıyor; olumlu bulgular kadar olumsuz bulgular da rakamlarıyla yer alıyor. Hiçbir rakam size özel bir risk hesabı sunmaz; kişisel değerlendirme yalnızca muayene ile mümkündür. Meme büyütmesi implantla değil enjeksiyonla (poliakrilamid hidrojel) yapılmış kadınlar için tablo tamamen ayrıdır; aşağıda bunun için ayrı bir başlık var. Ameliyatın genel çerçevesini meme büyütme ameliyatı sayfamızda bulabilirsiniz.

Meme büyütme sonrası emzirme mümkün mü, oranlar ne?

Çalışmalar farklı sorular sordu ve farklı paydalar kullandı; aşağıdaki rakamlar tek bir yüzde aralığı gibi okunamaz.

Chen 2023 derlemesinde implantlı ve implantsız annelerde herhangi bir emzirme ve yalnızca anne sütüyle besleme oranlarını karşılaştıran sütun grafiği

Chen 2023 derlemesinde implantlı ve implantsız annelerde herhangi bir emzirme ve yalnızca anne sütüyle besleme oranlarını karşılaştıran sütun grafiği

  • Chen ve arkadaşlarının 2023 tarihli sistematik derlemesinde, meme büyütme geçirmiş ve emzirmeyi deneyen kadınların %82,25'i başarıyla emzirebilmiş (9965 kadının 8197'si).

  • Aynı derlemede kontrol grubu bulunan 5 çalışmada implantı olmayan kadınların %88,45'i emzirmiş (388.695 kadının 343.793'ü); yalnızca bu karşılaştırmalı çalışmalarda implantlı kadınlarda oran %72,67 (4991 kadının 3627'si). %72,67 ile %82,25 aynı şeyi ölçmez; paydaları farklıdır.

  • Jewell ve arkadaşlarının Allergan bağlantılı prospektif kohortunda, büyütme sonrası en az bir doğum yapan kadınların %79,4'ü en az bir bebeğini emzirdiğini bildirmiş (4679 kadının 3715'i); implantı olmayan bir kontrol grubu yoktur.

  • Bompy ve arkadaşlarının 3 Fransız üniversite hastanesindeki retrospektif çalışmasında emzirmek isteyen kadınların %75'i emzirebilmiş; bu oranın paydası yalnızca 51 kadındır. Ameliyattan sonra doğum yapan 75 kadının 51'i (%68) emzirmek istemiş; kalan 24 kadının nedeni bildirilmemiştir.

  • Cruz ve Korchin'in olgu-kontrol çalışmasında salin implantla büyütme sonrası doğum yapan 107 kadında başarılı emzirme %63; benzer yaşta ve yine hipoplastik memeli, ameliyat olmamış 105 kadınlık kontrol grubunda %88 (P < 0,05).

Karşılaştırmalı çalışmalarda fark ne kadar büyük?

Chen ve arkadaşları kontrol grubu içeren 5 çalışmayı birleştirdiğinde (393.686 kadın) implantlı kadınlarda emzirmede istatistiksel olarak anlamlı bir azalma buldu: havuzlanmış odds oranı 0,45 (%95 güven aralığı 0,38-0,53). Odds oranı bir yüzde değildir, neden-sonuç ölçüsü değildir ve kişisel bir risk hesabı vermez. Yazarların ifadesiyle, emzirmeyi deneyen 9965 implantlı kadının tamamı üzerinden hesaplanan %17,75'lik laktasyon başarısızlık oranı — yani yukarıdaki %82,25'in tümleyeni; bu paragraftaki karşılaştırmalı alt gruba ait değildir — emzirmede bozulma olabileceğine işaret ediyor ve emzirmeyi planlayan hastalarda dikkatli olunmasını gerektirecek kadar önemli. Bu örneklemde kontrol grubunun neredeyse tamamı büyük popülasyon çalışmalarından geliyor; implantlı grup yalnızca 4991 kişi.

Yalnızca anne sütüyle besleme neden ayrı bir soru?

Emzirebilmek ile bebeği yalnızca anne sütüyle besleyebilmek aynı şey değil. Chen derlemesinde emzirmeyi deneyen implantlı kadınların %66,9'u yalnızca anne sütüyle besleyebilmiş (1120 kadının 749'u); implantı olmayanlarda %81,7 (377.731 kadının 308.725'i) ve fark anlamlı bulunmuş. Aynı derlemede implantlı hastaların %33'ü mama takviyesine ihtiyaç duymuş (137 hastanın 45'i); Cruz ve Korchin'de bu ihtiyaç kontrol grubunda %27, salin implantlı grupta %46.

Süt yeterli gelmezse ne oluyor?

Jewell kohortunda en sık bildirilen laktasyon komplikasyonu yetersiz süt üretimiydi: emzirilen tekil doğumların %25,0'inde (silikon) ve %26,3'ünde (salin), yani emziren yaklaşık her dört anneden birinde. Bu çalışmada implantı olmayan bir karşılaştırma grubu yoktur. Chen derlemesinde yetersiz süt üretimi yalnızca 2 çalışmada ölçülmüş ve oranlar %9 ile %15,1 arasında değişmiş; bu iki rakam farklı paydalardan hesaplandığı için karşılaştırılamaz.

Emzirme sorunlarının tamamı implanta atfedilemez: Chen ve arkadaşları genel popülasyonun %5'e kadarında anatomik varyasyon veya tıbbi geçmiş nedeniyle zaten primer laktasyon yetersizliği bulunabildiğini belirtiyor. Jewell kohortunda ameliyat öncesinde emzirmiş kadınlarda yetersiz süt üretimi öyküsü %13,5 (silikon) ve %14,1 (salin) idi; ancak yazarlar bu oranları ameliyat sonrası oranlarla istatistiksel olarak karşılaştırmamış, dolayısıyla 'arttı' ya da 'değişmedi' sonucu çıkarılamaz. Ayrıca annenin yeterli süt üretmediği algısı emziren kadınlarda yaygın olmakla birlikte her zaman doğru olmayabilir; Jewell ve arkadaşları bunu açıkça yazıyor.

Ameliyat tekniği emzirmeyi etkiler mi?

Kısa yanıt: kaynaklar cerrahi teknik ile emzirme arasında ilişki bildiriyor, ancak hiçbiri neden-sonuç kanıtlamıyor.

İmplantın kas altına mı bez altına mı yerleştirildiği fark eder mi?

Bompy ve arkadaşlarında emzirme olasılığı retromusküler (kas altı) implantlarda %82, retroglandüler (bez altı) implantlarda %17 bildirilmiş (P = 0,0005); paydası yalnızca 51 kadındır, alt grup sayıları ve güven aralığı bildirilmemiştir. Jewell'ın çok daha büyük kohortunda aynı yön görülüyor, ancak fark çok daha küçük: emzirilen bebek oranı bez altında silikonda %74,8, salinde %67,7; kısmi kas altında %81,3 ve %76,1; tam kas altında %79,3 ve %76,6. Silikon implantlarda yetersiz süt üretimi bez altında %25,1, kısmi kas altında %19,5, tam kas altında %17,9. Yazarlar bunun bez dokusunun daha fazla zedelenmesini ve implantın bu dokuya uyguladığı basıncı düşündürdüğünü, ancak kanıtlanmadığını yazıyor. Salin grubunda bez altı örneklem çok küçüktür (n = 42). Chen ve arkadaşları ise cerrahi teknik heterojenliğini — yaklaşım, yerleşim ve implant tipi dahil — hesaba katmadıklarını kısıtlılık olarak yazıyor.

İmplantın hacmi emzirmeyle ilişkili mi?

Jewell kohortunda 400 cc altındaki implantlarda emzirilen bebek oranı silikonda %81,2 (2133 doğum), salinde %77,9 (1116 doğum); 400 cc ve üzerinde silikonda %78,1 (1540 doğum), salinde %73,6 (921 doğum). Fark küçüktür ve gözlemseldir; bu alt gruplar için p değeri, odds oranı veya güven aralığı bildirilmemiştir ve rakamlar kendi implant hacminiz için bir risk hesabına çevrilemez.

Kesi yeri emzirmeyi nasıl etkiler?

Jewell kohortunda yetersiz süt üretimi kesi tipine göre değişmiş. Silikon implantlarda mastopeksi (meme dikleştirme) kesisiyle %26,2 ile en yüksek; inframamaryan (meme altı) keside %18,8, periareolar (areola çevresi) keside %19,6, transaksiller (koltuk altı) keside %16,1. Salin implantlarda mastopeksi %29,2, transaksiller %23,7, inframamaryan %18,2, periareolar %20,2. Salin grubunda mastopeksi kesisiyle emzirme oranı %60,2'ye kadar düşmüş (93 canlı doğumun 56'sı).

Meme altı kıvrımı, areola kenarı ve koltuk altı kesi yerlerini süt kanalı ağıyla birlikte gösteren şema ve Jewell kohortunda kesi tipine göre yetersiz süt üretimi oranları

Meme altı kıvrımı, areola kenarı ve koltuk altı kesi yerlerini süt kanalı ağıyla birlikte gösteren şema ve Jewell kohortunda kesi tipine göre yetersiz süt üretimi oranları

Periareolar kesi konusunda literatür tutarlı değil. Chen derlemesinde bir yerde periareolar yaklaşımın, muhtemelen süt kanallarının kesilmesi nedeniyle yetersiz laktasyonla ilişkilendirildiği; başka bir yerde ise başarılı emzirmeyle ilişkilendirilebileceği, ancak optimal yaklaşımı belirlemek için daha fazla çalışma gerektiği yazılıyor. Aynı yazarlar periareolar yaklaşımın ayrıca kötü skar oluşumu, daha yüksek kapsül kontraktürü riski ve artmış meme başı hassasiyeti ile de ilişkilendirildiğini aktarıyor; bunlar emzirmeyle ilgili değildir ama kesi tercihi konuşulurken bilinmesi gerekir. Jewell ve arkadaşları kendi verilerinde periareolar kesiyle daha yüksek laktasyon sorunu görmediklerini yazıyor. Cruz ve Korchin periareolar ile inframamaryan arasında anlamlı fark bulmamış (P > 0,05) — fakat o çalışmada düşüş her iki teknikte de kontrol grubuna göre gerçekleşmiş. Bompy de fark bulamamış; 51 kişilik bir alt grupta fark gösterilememesi farkın olmadığının kanıtı değildir. İz açısından karşılaştırma için iz ve skar bakımı yazımıza bakabilirsiniz.

Süt kanallarının anatomisi neden bu tartışmanın merkezinde?

Ramsay ve arkadaşlarının 21 emziren kadında yaptığı ultrason çalışmasında meme başı tabanındaki ana süt kanalı sayısı ortalama sol memede 9,6 ± 2,9, sağ memede 9,2 ± 2,9 bulundu; anatomi kitapları 15-20 kanal tarif eder. Bir kadında yalnızca dört kanal vardı ve yazarlar sadece dört kanalın tahrip edilmesinin o memenin laktasyon potansiyelini tamamen bozabileceğini belirtiyor; bu ölçülmüş bir sonuç değil, gözlemden türetilmiş bir çıkarımdır. Kanalların tamamı areolanın altında, meme başına çok yakın dallanıyordu ve hafif basınçla kolayca kapanıyordu. Önemli bir olumsuz bulgu: süt üretimi ile bez dokusu miktarı, kanal sayısı veya kanal çapı arasında hiçbir korelasyon bulunamadı. Çalışmada tek bir implantlı hasta bile yoktur.

Meme başı duyusu emzirmeyi etkiler mi?

Önce en önemli uyarı: Prado, Okwueze ve Pitanguy çalışmalarının hiçbiri emzirmeyi, süt üretimini veya emzirme başarısını ölçmemiştir; duyu değişikliğinin laktasyona nasıl yansıdığı bu kaynaklardan çıkarılamaz. Prado ve arkadaşlarının 28 hastalık serisinde ameliyattan 13 ay sonra hastaların tamamında duyu eşiği yükselmiş (duyu azalmış) ve üç olguda meme başı-areola kompleksinin duyusu tamamen kaybolmuş. Okwueze ve arkadaşlarının 33 hastalık serisinde 6. ayda memenin alt bölgesinde ortalama duyu eşiği inframamaryan kesi için 9,5 ± 2,9 gm/mm², periareolar kesi için 1,7 ± 0,6 gm/mm² ölçülmüş (P = 0,008); yazarlar periareolar kesinin alt kutupta daha az duyu kaybı oluşturabileceğini söylüyor, kesin bir ifade kullanmıyorlar. Aynı seride ileri yaştaki hastalarda duyu eşikleri anlamlı olarak daha yüksek, yani duyu daha kötü bulunmuş (P < 0,02).

Pitanguy ve arkadaşlarının 37 hastalık serisinde implantın memeye göre göreceli hacmi duyu değişiklikleriyle ilişkili bulunmuş; daha büyük implantlar ve daha küçük memeler daha güçlü ilişkili. Aynı çalışmada periareolar ve inframamaryan kesi yaklaşımları arasında duyu değişikliği açısından fark bulunmamış, önceki emzirme öyküsü de duyu değişiklikleriyle ilişkili bulunmamıştır; ancak 37 hastalık bir örneklemde fark gösterilememesi farkın olmadığının kanıtı değildir ve bu çalışmanın özetinde hiçbir oran, p değeri veya güven aralığı bildirilmemiştir. Cruz ve Korchin'de meme başı duyu kaybı, hasta beyanına göre hem periareolar hem inframamaryan alt gruplarında %2; nesnel bir duyu testiyle doğrulanmamıştır. Duyunun sonradan geri dönüp dönmediği bu kaynaklardan bilinemez. Chen ve arkadaşları duyusal ve otonom innervasyonun bozulmasının emzirme sorunlarına yol açmasının mümkün olduğunu yazıyor; bu ölçülmüş bir sonuç değil, açıkça bir olasılık ifadesidir.

Bunun emzirme dönemindeki pratik karşılığı şudur: meme başı ve areola duyunuz azaldıysa, bebeğin kötü tutunmasına bağlı bir yaralanmayı, meme başındaki bir çatlağı ya da sıcak uygulama veya pompaya bağlı bir yanığı fark etmeyebilirsiniz. Meme başınızı gözle kontrol etmeyi ihmal etmeyin; sıcak uygulamayı ve pompa kullanımını nasıl ayarlayacağınızı hekiminize veya emzirme danışmanınıza sorun. Bu uyarı bir çalışma bulgusu değil, duyusu azalmış her bölge için geçerli olan genel bir güvenlik kuralıdır.

Emzirirken mastit riski artar mı?

İsrail'de bir sağlık sigortası kurumunun veri tabanı üzerinden 2003-2016 arasındaki emziren anneler incelendiğinde, meme implantı olan 6099 annenin %8,3'ünde, implantı olmayan 22.284 annenin %6,6'sında doğum sonrası ilk 6 ayda laktasyonel mastit tanısı konmuş; sosyoekonomik durum, sigara ve parite için düzeltme sonrası odds oranı 1,22 (%95 GA 1,09-1,35), P < 0,001. Yazarlar sağlık profesyonellerinin bu kadınlarda mastitin erken tanısı için belirtilere karşı uyanık olmasını öneriyor. Çalışmaya yalnızca emziren anneler alındığı için implantın emzirmeye başlama ya da sürdürme üzerindeki etkisi burada ölçülmemiştir.

Chen derlemesinde mastit yalnızca 2 çalışmada ölçülmüş; implantlı hastaların %6,87'sinde görülmüş (10.976 hastanın 754'ü), çalışma bazında %5,06 ile %8,3 arasında. Jewell kohortunda mastit emzirilen tekil doğumların %5,2'sinde (silikon) ve %4,9'unda (salin); silikonda bez altı yerleşimde %6,2, kısmi veya tam kas altında %3-4. Aynı yazarlar bu oranın genel popülasyondakinden düşük olduğunu ancak nedeninin açıklanamadığını, komplikasyonların geriye dönük ankette eksik bildirilmiş olabileceğini yazıyor. Chen ve arkadaşları genel olarak komplikasyon riskinde artış görmediklerini söylerken, bir çalışmanın implantlı emziren kadınlarda anlamlı olarak artmış mastit oranı bildirdiğini de kabul ediyor. Kaynaklar aynı yönü göstermiyor; tek bir cümleyle 'artar' ya da 'artmaz' demek mümkün değil.


Hangi belirtide ne yapmalısınız?

Aşağıdaki başlıklar ne zaman kime başvuracağınızı gösterir; tanı listesi değildir ve bu bölümdeki listelerin hiçbiri her olasılığı kapsamaz — listede olmayan ama sizi endişelendiren bir durumda da hekiminize başvurun. Basamaklar şu anlama gelir: "Kliniğinizi arayın" maddeleri için ilk fırsatta, mesai saatleri içinde arayın; "Aynı gün başvurun" maddeleri için ertesi güne bırakmadan gün içinde muayeneye gidin; "112'yi arayın" maddeleri için hiçbir şey beklemeyin. Aynı gün başvurulacak durumlarda adresiniz kliniğinizdir; kliniğinize ulaşamıyorsanız en yakın acil servistir. Maddelerin çoğu bir çalışmanın ölçülmüş bulgusu değil, emzirme ve ameliyat sonrası dönemde geçerli olan genel başvuru kurallarıdır; bir çalışmaya dayananlarda kaynak belirtilmiştir.

Dört kural tüm listeler için geçerlidir. Birincisi: bir maddede birden çok belirti sayılıyorsa bunlar "ve" değil "veya" anlamındadır; her biri tek başına başvurmanız için yeterlidir, hepsinin bir arada olmasını beklemeyin. İkincisi: bir belirti saatler içinde hızla kötüleşiyorsa bir üst basamağa geçin; emin değilseniz üst basamağı seçin. Ağrının ölçüt olduğu maddelerde, ağrı kesici kullanıyorsanız ağrının maskelenebileceğini ve tablonun olduğundan hafif görünebileceğini unutmayın. Üçüncüsü: kliniğinizin telefonunu ve mesai dışı numarasını önceden kaydedin; acil bir belirtide WhatsApp ya da e-posta ile yazıp yanıt beklemeyin, telefonla arayın, ulaşamazsanız acil servise gidin. Dördüncüsü: şikâyetin sahibi anne mi bebek mi, adres ona göre değişir; süt yetersizliği, emzirme tekniği ve bebeğin beslenmesiyle ilgili sorunların adresi estetik kliniği değil, emzirme danışmanı, çocuk hekimi ve kadın doğum hekimidir.

Kliniğinizi arayın

  • Emzirirken ağrının olağan sınırların ötesine geçmesi — Chen derlemesinde implantlı 4923 hastanın 209'unda (%4,25) aşırı ağrı bildirilmiştir; ağrı üç çalışmada farklı biçimlerde ölçüldüğü için yazarlar bu oranın kanıt değerinin sınırlı olduğunu belirtiyor.

  • Meme başında içe çekilme — Chen derlemesinde 4877 hastanın 54'ünde (%1,1), Jewell kohortunda tekil doğumların %1,0-%1,3'ünde bildirilmiştir.

  • Meme başı veya areolada uyuşma, karıncalanma ya da dokunma duyusunda azalma — duyu çalışmalarında ameliyat sonrası eşik değişiklikleri gösterilmiştir; değerlendirmesi muayene gerektirir.

  • Haftalar ya da aylar içinde giderek artan sertlik ve şekil değişikliği hissi — Chen derlemesinde bir çalışma emziren kadınlar arasında %2,2 kapsül kontraktürü bildirmiştir. Saatler ya da günler içinde ortaya çıkan sertlik ve şişlik için bir alttaki başlığa bakın.

  • Meme başınızdan, çatlak ya da yara olmaksızın kendiliğinden gelen tek taraflı, kanlı ya da berrak akıntı.

  • Emzirme düzeninizle açıklanamayan, geçmeyen, size ağrı vermese bile elle hissedilen bir kitle — süt kanalında birikim (galaktosel) olabilir, ama ayırt edilmesi muayene ve görüntüleme gerektirir.

  • Tek memede açıklanamayan ve geçmeyen büyüme ya da sertleşme; salin implantınız varsa bir memenin kısa sürede belirgin biçimde sönmesi; memenin şeklinde kalıcı bozulma — implantla ilgili bir sorunun işareti olabilir. Belirti vermeyen bir implant sorunu da olabilir; belirtinizin olmaması implantınızın sağlam olduğu anlamına gelmez. Uzun dönem takibin nasıl yapılacağını hekiminize sorun; implant güvenliği ve takip yazımıza da bakabilirsiniz.

  • Bebeğinizin beslenmesiyle ya da emzirme tekniğiyle ilgili sorularınızda önce çocuk hekiminize ve emzirme danışmanınıza başvurun (aşağıdaki bebek başlığına bakın); kliniğinizi implantınızla ilgili sorularda arayın.

Aynı gün başvurun

  • Memede kızarıklık, ısı artışı, sert ve ağrılı bir alan; buna titreme, halsizlik, kas ağrısı gibi grip benzeri belirtilerin eşlik etmesi. Ateşinizi ölçüp not edin ve hekiminize söyleyin; ateşinizi ölçemeseniz ya da ateşiniz hiç olmasa bile aynı gün başvurun — Shalev Ram ve arkadaşları meme büyütme geçirmiş kadınlarda mastitin erken tanınması için belirtilere karşı uyanık olunmasını öneriyor. Ateşin yokluğu güvence değildir.

  • Tedavi başladıktan sonra ateşiniz düşmüyor, kızarıklık gerilemiyor ya da ağrınız artıyorsa bekleyip görmeyin, yeniden başvurun. İmplantlı bir memede enfeksiyon implantı da etkileyebilir ve implant kaybına yol açabilir. Uygun tedaviye rağmen düzelmeyen bir mastit ya da iltihap geçtikten sonra da hissedilen bir kitle, ayrıca araştırılması gereken başka bir durumun işareti olabilir; 'emzirme dönemindeyim' diye geçiştirilmemeli, görüntüleme ve muayene ile değerlendirilmelidir.

  • Mastit tedavisi altındayken memede sınırları belirginleşen, dalgalanma hissi veren, giderek büyüyen ağrılı bir şişlik — meme apsesi gelişmiş olabilir; implantlı bir memede apse implantı da tutabilir ve çıkarılmasını gerektirebilir.

  • Memede saatler ya da günler içinde hızla büyüyen şişlik, gerginlik, meme başında kabarma ve hassasiyet; nedeni ne olursa olsun aynı gün değerlendirilmelidir. Bu belirtilerin bildirildiği Wang serisi poliakrilamid hidrojel (PAAG) enjeksiyonu yaptırmış kadınlardan oluşur, implant hastalarını kapsamaz ve aşağıda ayrıca ele alınıyor.

  • Memede ani ortaya çıkan ağrılı, sert bir alan veya kitle — çoğu kez tıkalı süt kanalı ya da süt göllenmesidir; kızarıklık, ateş veya grip benzeri belirtiler eklenirse mastite ilerleyebilir. Kendiliğinden gerilemiyorsa aynı gün başvurun.

  • Meme başında çatlak, yara, kanama ya da emzirme bittikten sonra da süren yanıcı ağrı — bebeğinizin ağzında beyaz pamukçuk lekeleriyle birlikte olabilir. Çatlaklar mastit ve implantı da tutabilen enfeksiyon için giriş kapısı olabilir.

  • Emzirmeyi tamamen kesmeyi düşündürecek kadar şiddetli ağrı ya da 'bu sütü bebeğime verebilir miyim' sorusu — bu kararı tek başınıza vermeden önce aynı gün hekiminize veya emzirme danışmanınıza danışın.

  • Ameliyat izinde açılma, kızarıklık, ısı artışı, kötü kokulu ya da bulanık akıntı — implantı da tutan bir enfeksiyonun veya implantın açığa çıkmasının işareti olabilir.

112'yi arayın

Aşağıdaki tablolarda kliniğinizi aramayı beklemeyin; doğrudan 112'yi arayın, ambulansa erişemiyorsanız en yakın acil servise gidin. Kendi aracınızı kullanmayın ve tek başınıza yola çıkmayın; yanınızda kimse yoksa önce 112'yi arayın, sonra bir yakınınıza haber verin. Bu liste bilinç bulanıklığı ve bayılma gibi ancak başkasının fark edebileceği maddeler içerdiği için, ameliyat ve doğum sonrası ilk dönemde yanınızda bir yetişkinin bulunması önemlidir; anestezi, sedasyon ya da güçlü ağrı kesici etkisi altındayken araç ve makine kullanmamak, alkol almamak ve bağlayıcı karar ya da imza atmamak da yerleşik uygulamalardır. Bunlar bir çalışma bulgusu değil, genel güvenlik uygulamalarıdır; sizin için bağlayıcı olan kliniğinizin kendi taburculuk talimatıdır. Aşağıdaki maddeler de ölçülmüş çalışma bulguları değil, her ameliyat ve doğum sonrası dönemde geçerli genel güvenlik kurallarıdır.

  • Genel durumunuzun hızla bozulması, bilinç bulanıklığı, bayılma veya kontrol edilemeyen kanama; yüksek ateşin bunlara eşlik etmesi tabloyu daha da acil hale getirir.

  • Ani başlayan göğüs ağrısı, nefes darlığı veya öksürükle kan gelmesi; tek bacakta şişlik, ısı artışı ve ağrı. Doğum sonrası ilk haftalar pıhtıyla ilgili sorunlar açısından dikkat gerektiren bir dönemdir.

  • Şiddetli ve ağrı kesiciye geçmeyen baş ağrısı; gözde bulanıklık, ışık çakmaları veya görme kaybı; üst karında ya da sağ kaburga altında ağrı; el, yüz ve bacaklarda ani şişme — doğum sonrası tansiyon yükselmesinin (preeklampsi) belirtisi olabilir ve doğumun üzerinden haftalar geçmiş olsa bile acil değerlendirme gerektirir.

  • Kasılma (havale) geçirmeniz.

  • Doğum sonrası kanamanızın ani biçimde artması ya da iri pıhtılar gelmesi.

  • Şiddetli titreme ve üşüme nöbeti.

  • Memedeki kızarıklığın saatler içinde hızla yayılması ya da deriden yukarı doğru kırmızı çizgilenme.

  • Ayağa kalkınca bayılacak gibi olmanız ya da idrarınızın belirgin biçimde azalması.

  • Herhangi bir ilacı aldıktan sonra dudak ve dilde şişme, yaygın kaşıntılı döküntü veya nefes darlığı.

  • Kendinize ya da bebeğinize zarar verme düşüncelerinizin olması.

Ruh sağlığınızla ilgili belirtilerde nereye başvurmalısınız?

Geçmeyen çökkünlük, sürekli ağlama hali, bebeğinizle bağ kuramadığınız hissi, uyuyamama ya da yoğun kaygı yaşıyorsanız kadın doğum hekiminize veya aile hekiminize başvurun; doğum sonrası depresyon sık görülür ve tedavi edilir. Emzirmenin istediğiniz gibi gitmemesi sizin başarısızlığınız değildir. Kendinize ya da bebeğinize zarar verme düşünceleriniz varsa bu bekleyecek bir durum değildir; yukarıdaki 112 listesinde ayrı bir madde olarak yer alıyor.

Bebekle ilgili belirtilerde nereye başvurmalısınız?

Yukarıdaki basamaklar annenin kendi şikâyetleri içindir. Emzirmenin yeterli olup olmadığını gösteren asıl işaretler bebekte görülür ve adresleri plastik cerrahi kliniği değil, çocuk hekimidir. Süt alımının yetersiz kalması yenidoğanda ağır su kaybına (hipernatremik dehidratasyon) yol açabilir; bu, bu yazıdaki en ciddi bebek riskidir. Yeterliliği nesnel biçimde gösteren ölçüm bebeğin tartısıdır; çocuk hekiminizin tartı takibi randevularını aksatmayın, beslenme ölçütlerini ve eşik değerleri ondan öğrenin. Bu yazıda özetlenen çalışmalar bebeğin kilo alımını, su kaybını ya da aşağıda sayılan diğer klinik bebek sonuçlarını ölçmemiştir; Jewell ve arkadaşları yalnızca bebeklerin emebilme durumunu bildirmiş (%94,4'ü meme ya da biberondan beslenebilmiş) ve bebek kilo alımı verisinin bulunmadığını açıkça yazmıştır. Aşağıdaki maddeler bir çalışma bulgusu değil, genel başvuru kurallarıdır.

Aynı gün çocuk hekimine başvurun

  • Bebeğin memede uzun süre kalmasına rağmen doymadığı, sık sık huzursuzlandığı izlenimi — çalışmalarda en sık bildirilen laktasyon sorunu yetersiz süt üretimidir. Yeni doğmuş bir bebekte bu izlenim varsa bekleyip görmeyin; bebeğin tartısını ve beslenmesini yalnızca çocuk hekiminiz ve emzirme danışmanınız değerlendirebilir, mama takviyesi gerekip gerekmediğine de çocuk hekiminiz karar verir.

  • Islak bez sayısında belirgin azalma ya da idrarın koyulaşması.

  • Tartısının gerilemesi ya da çocuk hekiminizin beklediği sürede doğum kilosuna dönememesi — bu sürenin ve eşiğin ne olduğunu çocuk hekiminizden öğrenin.

  • Sarılığın giderek koyulaşması ya da geç dönemde ortaya çıkması.

  • Emmede belirgin isteksizlik, memeyi reddetme ya da emerken çabuk yorulma.

  • Bebeğin ağzında beyaz pamukçuk lekeleri (sizde emzirme sonrası süren yanıcı meme başı ağrısıyla birlikte olabilir).

112'yi arayın veya çocuk acile gidin

  • Küçük bebekte ateş — özellikle ilk aylarda beklemeden değerlendirilmelidir; ateşin derecesini ve nereden ölçtüğünüzü hekime söyleyin.

  • Morarma; dudak, dil veya cilt renginde değişme.

  • Solunum güçlüğü, hızlı ya da inleyerek soluma.

  • Uyandırmakta zorlanma, olağandışı biçimde uykuya eğilimli olma, uyandırılamama, aşırı gevşeklik veya belirgin tepkisizlik.

  • Ağız kuruluğu, gözyaşının azalması, bıngıldağın çökük görünmesi — ağır su kaybının işareti olabilir ve saatler içinde değerlendirilmesi gerekir.

  • Kasılma (havale) geçirmesi.

Evde yapmamanız gerekenler

  • Memeyi sertçe ya da derinden masaj yapmayın; şişliği veya bir birikintiyi kendiniz boşaltmaya çalışmayın.

  • Ameliyat izinizi ya da akıntısı olan bir yarayı sıkmayın, boşaltmaya çalışmayın; üzerine kendi kararınızla krem, antiseptik ya da ev usulü bir şey uygulamayın. (Meme başı çatlağı için hekiminizin ya da emzirme danışmanınızın önerdiği bakım ürünü bunun dışındadır.)

  • Elinizde kalan eski bir antibiyotiği kendi kararınızla başlamayın; hangi ilacın gerekli olduğuna hekiminiz karar verir.

  • Ameliyatınızdan artan ağrı kesicileri emzirirken kendi kararınızla kullanmayın; kutunun üzerinde yazan etken maddeyi okuyun ve emzirdiğinizi söyleyerek hangisinin size uygun olduğunu hekiminize sorun.

  • Süt artırmak için hiçbir ilacı ya da takviyeyi, size reçete edilmediyse ya da bir başkası önerdi diye kendi kararınızla başlamayın; önce hekiminize sorun.

  • Ağrınız var diye emzirmeyi ya da sağmayı aniden ve tamamen kesmeyin; nasıl devam edeceğinizi hekiminize veya emzirme danışmanınıza sorun. Emzirmeyi kesmeniz gerekip gerekmediğine hekiminiz karar verir.

Kliniğe ulaşamazsanız ne yapmalısınız?

Kliniğinize mesai dışında ya da herhangi bir nedenle ulaşamıyorsanız, 'aynı gün başvurun' başlığındaki belirtiler için en yakın hastanenin acil servisine gidin ve meme büyütme ameliyatı geçirdiğinizi, implantınızın tipini ve yerleşimini, ameliyat tarihinizi ve hâlâ emzirdiğinizi mutlaka söyleyin; emziriyor olmanız tedaviyi planlayan hekim için belirleyici bir bilgidir. Ameliyat raporunuzu ve implant kimlik kartınızı yanınızda taşımanız değerlendirmeyi hızlandırır. Hangi bölüme başvuracağınız şikâyetin türüne göre değişir: bebekle ilgili şikâyetler için çocuk acil; mastit ve meme enfeksiyonu düşündüren tablolar için kadın doğum ya da genel cerrahi; ameliyat izi, akıntı, memenin şekli ve implantla ilgili sorunlar için plastik cerrahi uygun adreslerdir.

İlaç ve takviyeleri hekiminize nasıl bildirmelisiniz?

Bu yazıda özetlenen çalışmaların hiçbiri ilaç veya takviye kullanımını değerlendirmemiştir; aşağıdaki liste bir çalışma bulgusu değil, muayenede eksiksiz aktarılması gereken bir bilgi listesidir. Hem ameliyat öncesinde hem de ameliyattan sonraki emzirme döneminde kullandığınız her şeyi etken madde adıyla hekiminize bildirin:

  • Ağrı kesici ve ateş düşürücüler: parasetamol; ibuprofen, naproksen, diklofenak gibi steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ'ler).

  • Kanama riskini etkileyebilen ilaçlar: asetilsalisilik asit, klopidogrel gibi antiagreganlar; varfarin, rivaroksaban, apiksaban gibi antikoagülanlar.

  • Takviyeler ve bitkisel ürünler: E vitamini, balık yağı ve omega-3 ürünleri, ginkgo biloba, sarımsak ve zencefil takviyeleri, St. John's wort (sarı kantaron).

  • Süt artırmak amacıyla kullanılan reçeteli ilaçlar: domperidon, metoklopramid.

  • Emzirme döneminde başlanan veya sürdürülen tüm reçeteli ilaçlar, doğum kontrol yöntemleri ve reçetesiz ürünler: ağrı kesiciler, soğuk algınlığı ilaçları, burun açıcılar, bitkisel çaylar ve 'süt artırıcı' diye satılan takviyeler.

Bu ürünlerden herhangi birini kullanıyorsanız hekiminize bildirin; kanama riskini artırabilenlerde kesme kararını hekiminiz versin. Kendi kararınızla ilaç başlamayın, hekiminize sorun. Emzirme döneminde hangi ağrı kesicinin size uygun olduğuna hekiminiz karar verir; sorarken kutunun üzerinde yazan etken madde adını söyleyin, çünkü bir ilacın emzirmeye uygun olup olmadığı ancak etken maddesi bilinerek değerlendirilebilir. Emzirdiğinizi belirtmeden hiçbir ilaca başlamayın. Düzenli kullandığınız bir ilacı kendi kararınızla bırakmayın; bırakma, sürdürme veya değiştirme kararını hekiminiz versin. Aynı şekilde, size bir ilaç başlandı diye emzirmeyi kendi kararınızla kesmeyin. Bu yazı hiçbir ilacın başlanması ya da kesilmesi için talimat içermez, doz bilgisi vermez ve marka adı anmaz. Ayrıca ameliyat sonrası ağrı ve lokal anestezi yazılarımıza bakabilirsiniz.

İmplantlı annenin sütünde silikon ölçüldü mü?

Semple ve arkadaşlarının 1998 tarihli çalışmasında, emziren 15 bilateral silikon jel implantlı kadın ile 34 implantsız kadının anne sütü ve kanındaki elementel silikon düzeyleri karşılaştırıldı. Anne sütünde ortalama düzeyler 55,45 ± 35 ng/ml (implantlı) ve 51,05 ± 31 ng/ml (kontrol); gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p = 0,6643). Kan düzeylerinde de fark bulunmadı (79,29 ± 87 ng/ml ve 103,76 ± 112 ng/ml; p = 0,5031); kan örneği yalnızca 13 implantlı ve 23 kontrol kadından alınabilmiştir.

Semple 1998 çalışmasında implantlı ve implantsız annelerin sütünde ölçülen elementel silikon düzeylerini standart sapmalarıyla karşılaştıran grafik

Semple 1998 çalışmasında implantlı ve implantsız annelerin sütünde ölçülen elementel silikon düzeylerini standart sapmalarıyla karşılaştıran grafik

Sınırları çok net. Yazarlar başlıkta sonuçların 'ön sonuçlar' olduğunu ve elementel silikonun, silikon polimeri için bir vekil ölçüm olarak varsayıldığını belirtiyor; polimer doğrudan ölçülmemiştir. Örneklem bir kolayda örneklemdir ve implantlı grup yalnızca 15 kişidir; bu büyüklükte 'anlamlı fark yok' sonucu, farkın olmadığının kanıtı değil, düşük istatistiksel gücün sonucudur. Salin ve köpük kaplı implantlı kadınlar çalışma dışı bırakılmıştır. İki grup laktasyon süresi bakımından da dengeli değildir (23,85 ± 21,55 haftaya karşı 14,88 ± 11,03 hafta). Ayrıca çalışma emzirilen hiçbir bebeği izlememiş, hiçbir klinik bebek sonucu ölçmemiştir; konsantrasyonların benzer olması klinik bir güvenlilik kanıtı değildir. Bu ölçümler implantları sağlam olan kadınlarda yapılmıştır; rüptür şüphesi olan ya da rüptür saptanmış bir implant için bu yazıda veri yoktur. Yukarıdaki listelerde sayılan meme değişikliklerinden birini fark ederseniz, emzirmeyi kendi kararınızla kesmeden önce kliniğinizi arayın ve durumu değerlendirtin. Daha geniş çerçeve için implant güvenliği ve takip yazımızı okuyabilirsiniz.

Enjeksiyonla meme büyütme neden tamamen ayrı bir konu?

Bazı ülkelerde uzun yıllar poliakrilamid hidrojel (PAAG) enjeksiyonu da meme büyütme için kullanıldı. Wang ve arkadaşları Çin'de PAAG enjeksiyonu yaptırmış ve emziren 58 kadında gelişen enfeksiyon olgusunu bildirdi. Bu kadınlarda memede belirgin şişme ile birlikte lokal ve sistemik ateş, memede şişlik, meme başında kabarma, hassasiyet ve ağrı görülmüş; tablo galaktoselin ya da enjekte edilen jelin içinde biriken iltihabın cerrahi olarak çıkarılmasını gerektirmiş ve memede deformiteyle sonuçlanmış. Yazarlar özellikle emzirmeyi planlayan kadınlarda PAAG enjeksiyonunu önermediklerini, bu enjeksiyonu yaptırmış hastaların emzirmekten kaçınması gerektiğini ve tablonun uygun yönetilmezse doku atrofisine ve memenin cerrahi olarak çıkarılmasına kadar gidebileceğini yazıyor. Makalenin başlığı sonucu doğrudan 'emzirme yetisinin kaybı' olarak nitelendiriyor.

PAAG enjeksiyonu yaptırdıysanız ve emzirmeyi düşünüyorsanız, emzirmeye başlamadan önce hekiminize başvurun. Şu anda emziriyorsanız, belirtiniz olmasa bile ilk fırsatta hekiminize başvurun; memenizde şişlik, kızarıklık, hassasiyet veya ateş varsa aynı gün başvurun, kliniğinize ulaşamıyorsanız en yakın acil servise gidin ve enjeksiyonla meme büyütme yaptırdığınızı mutlaka söyleyin. Bu bulgular yalnızca PAAG enjeksiyonu için geçerlidir; silikon veya salin implantla yapılan meme büyütmeye genellenemez. Yağ enjeksiyonu (lipofilling) ve hyalüronik asit dolgu da ayrı yöntemlerdir ve bu yazıdaki verilerin hiçbiri onları kapsamaz. Size hangi yöntemin uygulandığını bilmiyorsanız, emzirmeye başlamadan önce ameliyat raporunuzla birlikte hekiminize başvurun.

Bu çalışmaların sınırları neler?

Yukarıdaki rakamların hiçbiri randomize kontrollü çalışmalardan gelmiyor; her bölümde belirtilen sınırlara ek olarak şunlar geçerlidir:

  • Chen derlemesine alınan 11 çalışmanın tamamı gözlemsel (4 prospektif, 7 retrospektif); yazarların bildirdiği kanıt düzeyi 4. Sonuç tanımlarında, özellikle ağrı ve yalnızca anne sütüyle besleme tanımlarında heterojenlik var. Takip süreleri 12 saat ile 7,0 yıl arasında değişiyor; 12 saatlik bir takip emzirme sonucunu değerlendirmek için yeterli değildir.

  • Jewell çalışmasında iki yazar üretici firmanın çalışanı ve hissedarı; veriler geriye dönük anketlere dayanıyor ve emzirme süresi, bebeğin kilo alımı, mama takviyesi ihtiyacı verisi toplanmamış. Ana çalışmaya kayıtlı 42.873 kadının yalnızca 4679'u (yaklaşık %11) ameliyat sonrası doğum yapmıştır; emzirme analizi bu kendiliğinden seçilmiş, ana popülasyondan daha genç ve daha düşük kilolu alt gruba dayanır. Chen ve arkadaşları, derlemelerindeki 11 çalışma içinde düşük önyargı riski değerlendirmesi almayan tek çalışmanın Jewell ve arkadaşlarınınki olduğunu bildiriyor.

  • Bompy verileri ameliyattan yıllar sonra telefon anketiyle toplanmış; dahil edilme kriterlerini karşılayan 1316 hastanın 243'ü (%18,5) nedeni açıklanmadan analiz dışında bırakılmıştır.

  • Cruz ve Korchin yalnızca salin implantları ve yalnızca bir hastaneyi kapsıyor; hastalar genç (ortalama 22-23 yaş) ve hipoplastik memeli, veriler hastaların doldurduğu 11 maddelik bir ankete dayanıyor ve 'başarılı emzirme' tanımı özette verilmemiş.

  • Shalev Ram çalışmasında kesi tipi ve implant düzlemine göre alt grup analizi yok. Ramsay'in anatomi çalışmasındaki 21 kadın tek bir etnik gruptan ve hepsi zaten başarıyla emziren gönüllüler; ultrasonla bez dokusu değerlendirmesi yazarların ifadesiyle nicel değil niteldir.

  • Duyu çalışmaları küçük (28, 33 ve 37 hasta) ve hiçbiri emzirmeyi ölçmüyor. Semple çalışması 1992 öncesi eski nesil implantlara ait; yeni nesil kohezif jel implantlar için veri yok.

  • Bu kaynakların birçoğunun — Bompy, Cruz ve Korchin, Shalev Ram, Semple, Okwueze, Pitanguy, Prado ve Wang çalışmalarının — yalnızca özetine erişilebilmiştir; yazarların kendi kısıtlılık bölümleri görülememiştir. Semple çalışmasında yukarıda aktarılan p değerleri ve kan örneği alınan hasta sayıları (13 ve 23) bu nedenle 1998 makalesinin kendi sayfalarından değil, aynı yazarın 2007 tarihli derlemesindeki tablo aktarımından alınmıştır; ortalama ve standart sapmalar ise 1998 özetindeki yuvarlanmış değerlerdir.

Bunun pratik anlamı şudur: gözlemsel çalışmalar ilişki gösterir, neden-sonuç kanıtlamaz. Chen ve arkadaşları da emzirme yeteneğinde bozulma 'olabileceğini' ve ilişkiyi netleştirmek için ek çalışmalara ihtiyaç olduğunu yazıyor.

Ameliyattan önce nelerin konuşulması gerekir?

Chen ve arkadaşları, emzirmeyi çok önemseyen hastalar için bu bulguların aydınlatılmış onamda özellikle önemli olduğunu belirtiyor; Pitanguy ve arkadaşları da hastaların ameliyat sonrası duyu değişikliği olasılığından haberdar olması ve implant hacminin meme boyutuyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini yazıyor. Pratikte bu, muayenede emzirme planınızı açıkça söylemeniz ve implant düzlemi, kesi yeri ve implant hacmi tercihlerinin bu plan ışığında konuşulması anlamına gelir; ancak yukarıdaki çalışmaların hiçbiri, herhangi bir cerrahi tercihin emzirmeyi koruyacağını göstermiyor. Emzirme sizin için belirleyici bir öncelikse, ameliyatı emzirme döneminiz tamamlandıktan sonraya ertelemek de konuşulması gereken bir seçenektir. Ameliyat ile gebelik arasında ne kadar süre bırakılması gerektiği konusunda bu yazıda özetlenen çalışmalarda veri yoktur; yara iyileşmesi ve memenin ameliyat sonrası oturması nedeniyle bu sürenin ne olması gerektiğini muayenede hekiminize sorun, ameliyattan kısa süre sonra gebe kaldıysanız bunu hekiminize bildirin. Meme büyütme ameliyatı sayfamızda yöntemin genel çerçevesini bulabilirsiniz.


Sık sorulan sorular

Meme büyütme sonrası emzirme oranı ne kadar?

Tek bir oran vermek doğru olmaz; çalışmalar farklı paydalar kullanıyor. Chen derlemesinde emzirmeyi deneyen implantlı kadınların %82,25'i emzirebilmiş, aynı derlemenin karşılaştırmalı çalışmalarında bu oran %72,67, implantı olmayan kadınlarda %88,45. Paydalar yukarıdaki bölümde verilmiştir.

İmplant kas altına konursa emzirme korunur mu?

Çalışmalar kas altı yerleşimde daha yüksek emzirme oranları bildiriyor, ancak bu bir güvence değildir: Bompy'nin 51 kadınlık alt grubunda fark çok büyük (%82'ye karşı %17), Jewell'ın çok daha büyük kohortunda ise çok küçük. Chen ve arkadaşları derlemelerinde cerrahi teknik heterojenliğini — implant yerleşim düzlemi dahil — hesaba katmadıklarını kısıtlılık olarak yazıyor; düzleme göre alt grup analizi yapılmamıştır.

Hangi kesi yerinde emzirme açısından daha az sorun bildirilmiş?

Kaynaklar tutarlı değil. Jewell kohortunda yetersiz süt üretimi silikon implantlarda mastopeksi kesisiyle %26,2, transaksiller kesiyle %16,1'dir. Cruz ve Korchin periareolar ile inframamaryan kesi arasında fark bulmamış, ama o çalışmada düşüş her iki teknikte de görülmüş. Chen derlemesi kesi tipine göre hiçbir sayısal emzirme oranı içermiyor.

Silikon mu salin implant mı emzirme açısından fark eder?

Jewell kohortunda yetersiz süt üretimi açısından anlamlı fark bulunmadı (düzeltilmiş odds oranı 0,94; %90 güven aralığı 0,83-1,06). Anlamlı bulunan tek fark aşırı süt üretimiydi (tekil doğumların %0,6'sı silikon, %1,3'ü salin) ve yazarlar olay sayısının azlığı nedeniyle klinik anlamının belirsiz olduğunu belirtiyor. Bu karşılaştırma iki implant tipi arasındadır. İki grup başlangıçta dengeli de değildir: ameliyat öncesinde emzirmeyi denemiş kadınların oranı silikon grubunda %52,8, salin grubunda %28,4'tür.

İmplantlı annenin sütü bebeğe zarar verir mi?

Bu sorunun yanıtı elimizdeki kaynaklarla verilemez. Semple çalışması yalnızca anne sütü ve kandaki elementel silikon konsantrasyonunu ölçtü; emzirilen hiçbir bebeği izlemedi ve hiçbir klinik bebek sonucu ölçmedi. Konsantrasyonların benzer bulunması klinik bir güvenlilik kanıtı değildir.

Emzirmeyi çok önemsiyorsam ne yapmalıyım?

Chen ve arkadaşları, implantlı kadınların çoğunda emzirme sorunu olmayacağını ancak bildirilen başarısızlık oranının emzirmeyi planlayan hastalarda dikkatli olunmasını gerektirdiğini yazıyor. Pratik karşılığı, bu beklentinizi muayenede net biçimde ifade etmenizdir. Jewell kohortunda doğumların %2,9'unda (silikon) ve %3,7'sinde (salin) anne implantları nedeniyle emzirmemeye karar vermiştir.

Emzirme bittikten sonra meme büyütme için beklemek gerekir mi?

Bu yazıda özetlenen çalışmalarda bu soruyu ölçen bir veri yoktur; bu nedenle burada bir bekleme süresi verilemez. Bilinen şudur: gebelik ve emzirme döneminde memenin hacmi ve şekli değişir ve bu değişikliğin oturması beklenir. Uygun zamanlama yalnızca muayenede, memenizin o günkü durumuna bakılarak belirlenebilir.

Kaynaklar

  1. Chen J, Zhu XM, Huynh MNQ, McRae M. Breastfeeding Outcome and Complications in Females With Breast Implants: A Systematic Review and Meta-Analysis. Aesthetic Surgery Journal, 2023;43(7):731-740. DOI: 10.1093/asj/sjad027

  2. Jewell ML, Edwards MC, Murphy DK, Schumacher A. Lactation Outcomes in More Than 3500 Women Following Primary Augmentation: 5-Year Data From the Breast Implant Follow-Up Study. Aesthetic Surgery Journal, 2019;39(8):875-883. DOI: 10.1093/asj/sjy221

  3. Bompy L, Gerenton B, Cristofari S, ve ark. Impact on Breastfeeding According to Implant Features in Breast Augmentation: A Multicentric Retrospective Study. Annals of Plastic Surgery, 2019;82(1):11-14. DOI: 10.1097/SAP.0000000000001651

  4. Cruz NI, Korchin L. Breastfeeding after augmentation mammaplasty with saline implants. Annals of Plastic Surgery, 2010;64(5):530-533. DOI: 10.1097/SAP.0b013e3181c925e4

  5. Shalev Ram H, Ram S, Wiser I, ve ark. Associations between breast implants and postpartum lactational mastitis in breastfeeding women: retrospective study. BJOG: An International Journal of Obstetrics and Gynaecology, 2022;129(2):267-272. DOI: 10.1111/1471-0528.16902

  6. Ramsay DT, Kent JC, Hartmann RA, Hartmann PE. Anatomy of the lactating human breast redefined with ultrasound imaging. Journal of Anatomy, 2005;206(6):525-534. DOI: 10.1111/j.1469-7580.2005.00417.x

  7. Semple JL, Lugowski SJ, Baines CJ, Smith DC, McHugh A. Breast milk contamination and silicone implants: preliminary results using silicon as a proxy measurement for silicone. Plastic and Reconstructive Surgery, 1998;102(2):528-533. DOI: 10.1097/00006534-199808000-00038

  8. Okwueze MI, Spear ME, Zwyghuizen AM, ve ark. Effect of augmentation mammaplasty on breast sensation. Plastic and Reconstructive Surgery, 2006;117(1):73-83. DOI: 10.1097/01.prs.0000191202.19657.6d

  9. Pitanguy I, Vaena M, Radwanski HN, Nunes D, Vargas AF. Relative implant volume and sensibility alterations after breast augmentation. Aesthetic Plastic Surgery, 2007;31(3):238-243. DOI: 10.1007/s00266-006-0173-x

  10. Prado A, Andrades P, Benitez S, Parada F. Areola-Nipple Perception Threshold to Faradic Electricity: A New Measure of Sensibility of the Breasts. Aesthetic Plastic Surgery, 2008;32(5):748-752. DOI: 10.1007/s00266-008-9148-4

  11. Wang ZX, Luo DL, Dai X, Yu P, Tao L, Li SR. Polyacrylamide hydrogel injection for augmentation mammaplasty: loss of ability for breastfeeding. Annals of Plastic Surgery, 2012;69(2):123-128. DOI: 10.1097/SAP.0b013e318225931c

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve muayene, tanı veya tedavi yerine geçmez. Yazıdaki oranlar ilgili çalışmaların kendi popülasyonlarına aittir ve kişisel bir risk hesabı olarak yorumlanamaz.

WhatsApp'tan Yaz
Op. Dr. Emre Yılmazer

Yazar

Op. Dr. Emre Yılmazer

İstanbul Ataşehir'de Yılmazer Clinic'te yüz, vücut, meme estetiği ve ameliyatsız uygulamalar alanında çalışıyor. Her hastaya özel, bilimsel ve etik temelli bir yaklaşım benimsiyor. Sorularınız için doğrudan WhatsApp üzerinden bana ulaşabilirsiniz.